tiyatrodunyasi.com

tiyatrodunyasi.com Eleştiri

Taksim’de Old City adında bir bar içinde tiyatro var !!

Çok bahsedildiğini duydum Tiyatro Kılçık’tan. Kimileri barda tiyatro mu olur diyor, kimi bunun gibi işler tiyatroya ne verir diyor, gençler çok eğlendik diyor, bazıları da orada yaşayan bir tiyatro var, canlı bir şeyler var, üzerine düşülmeli diyor… Ben bugüne kadar neden hep dinledim de gidip kendim fikir edinmedim bilmiyorum ama sonunda pazartesi akşamı Doğan Bey’in davetiyle Old City’ye gittim, Tiyatro Kılçık’ın Ayşegül Hindistan’da oyununu izlemeye…

Bu oyunun içinde her şeyden var; oyunculuk var, müzik var, güzel espriler var, doğaçlama var, interaktif bölüm var… Bu bir kabare oyunu, kendileri yazmışlar Cenk Tunalı yönetmiş. 2 buçuk saate yakın süren oyunda birbirinden eğlenceli 3 skeç var, her skeçte de zengin karakterler var. 15-20 farklı karakter canlandırılmasına rağmen hiçbir karakter bir diğerinin tekrarı, kopyası değil, yani oyuncular-oyunculuklar çok başarılı.

Oyun başlamadan önce İbrahim Tatlıses’in bir konserinde yaptığı konuşmayı dinliyoruz, yüzümüzde tebessümle. Derken bir oryantal müzik başlıyor ve güçlü, hareketli bir sahne açılışı! Şeyla Halis, sadece bu skeçte değil canlandırdığı her karakterde vücudunu ve sesini harika kullanıyor; bu sahnede dans ederek sahneyi sürüklüyor, terapi sınıfında ise bambaşka bir yüz ve vücut formu ile sahneyi zenginleştiriyor. Bana Haldun Taner’in “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” oyunundaki tabelaları andıran “Yıl 1912” yazan bir tabela sahnede dolaşıyor ve oyun başlıyor. Her akşam aynı garip rüyayı gören ve reenkarne olduğunu düşünen adamın hikayesini izliyoruz, önce karısına derdini anlatmaya çalışıyor, sonra rakı masasında “Abi”sine sonra da bir doktora. 2. skeçte bir ev partisinde gençlerin bir arkadaşlarına yaptıkları şakayı izliyoruz. Son bölümde ise mobilyacıdan Erdek Tatili kazanan çiftin hikayesini… Son 2 skeçte Sinan Çalışkanoğlu’nun performansı muhteşemdi.

Evet, çok komik, çok eğlenceli bir oyun, ancak;

Bu emeğe, bu oyunculuğa, bu kaliteye yazık olmaması için biraz da oyun içinin doldurulması gerek sanki. “Yeni cumhurbaşkanımız sayesinde artık herkesin yüzü GÜLecek” esprisini tamamlayan, çeşitlendiren politik taşlamalar ya da güncel konularla ilgili birkaç söz; oyunu, sabun köpüğü bir eğlenceden çok daha ilerilere götürecektir. Oyunun içinde bolca emprivize espri de izledik, oyuncular hem birbirleri ile çok uyumlu hem de zekice espriler yapıyorlar. Ancak oyuncuların dalağı biraz düşük; bir işi eğlenerek yapıyor olmak çok çok güzel bir şey ama tiyatro oyuncularının kendi esprilerine bu kadar takılmaları, gülüp sahneden kopmaları pek şık durmuyor. Oyunun interaktif bölümü ise biraz havada kaldı; seyirci yerinden kalktı, bir mimik ile oyuna katıldı ve yerine oturdu. Ben bu kadar yaratıcı bir ekipten daha zengin bir interaktif bölüm beklerdim.

Ben oyunu da ekibi de çok beğendim (bu beğenimi de Facebook’ta Tiyatro Kılçık Severler grubuna üye olarak gösterdim). Ayşegül Hindistan’da her pazartesi Old City’de devam ediyor, mutlaka izleyin. Son olarak bir de müjde vereyim, ekibin yeni oyunu Ayşegül Sıkıntıda, 22 Ocak’tan itibaren her Salı Old City’de olacak!